preloader
Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma Mümkün mü? – AYTAÇ YAVUZ
18029
post-template-default,single,single-post,postid-18029,single-format-standard,eltd-core-1.0,audrey-ver-1.0,eltd-smooth-scroll,eltd-smooth-page-transitions,eltd-mimic-ajax,eltd-grid-1200,eltd-blog-installed,eltd-default-style,eltd-fade-push-text-right,eltd-header-standard,eltd-no-behavior,eltd-default-mobile-header,eltd-sticky-up-mobile-header,eltd-menu-item-first-level-bg-color,eltd-dropdown-default,eltd-,eltd-fullscreen-search eltd-search-fade,eltd-side-area-uncovered-from-content,wpb-js-composer js-comp-ver-5.2,vc_responsive

Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma Mümkün mü?

Akıl hastalığı ile ilgili boşanma davaları Medeni Kanunun 165,maddesi tarafından düzenlenmiştir. Bu maddeye baktığımız zaman ise akıl hastalığı, boşanma sebepleri arasında yer alıyor. Eşlerden bir tanesi evlilik sırasında akıl hastası olur ve bu durumda diğer eş için hayatın bir çile halline dönmesine neden olursa ve bu hastalığın geçmeyeceğine dair sağlık kurulu raporu bulunuyorsa bu durumda sağlıklı eş diğerinden boşanma talebinde bulunabilir.

Bir insan hakkında akıl hastası denilebilmesi için ise kişinin ayırt edebilme halinin artık sona ermiş olması gerekiyor. Yani akıl hastalığının dışındaki herhangi bir nedenden ötürü boşanma davası açılamaz. Yani nörolojik ve ölümcül hastalıkların hiçbiri boşanma davasında gerekçe gösterilemez. Bir kişide zeka geriliğinin olması ise farklı bu durumdur. Doktor raporunda zeka geriliği eğer ki akıl hastalığı şeklinde tanımlanırsa bu durumda boşanma talep edilebilmektedir. Özellikle paranoya, şizofreni, gibi hastalıklarda boşanma nedenleri arasında gösterilebilir.

Akıl hastalığı bulunan kişiler evlenmelerine tıbbi olarak herhangi bir sorun olmadığına dair bir rapor alarak evliliklerini gerçekleştirebilirler. Akıl hastalığı durumu ise evlilik sırasında meydana gelmişse eşin ayırt etme durumunun ortadan kalkmasıyla birlikte artık evlilik mutlak butlanla batıl sayılacaktır. Mutlak butlanla evliliğin sonlanması durumunda bu durum evliliği ortadan kaldırmaz.

Eski Türk Medeni Kanunu

Eski Türk Medeni Kanuna göre akıl sağlığının olmadığına dair rapor verilmiş olsa bile evliliğin 3 yıl boyunca bu şekilde devam etmiş olması şartı vardı. Yeni Medeni Kanun ise 2002 yılında devreye girerek bu durumun ortadan kaldırılmış olması sağlanmıştır. Bu sayede sağlıklı olan eş bakımından boşanma durumu daha da kolaylaştırılmıştır.

Böyle bir durumda dava açma hakkı sağlıklı olan eştedir. Akıl sağlığı nedeniyle ortak hayat artık çekilemez bir hale dönüşmüş olacaktır. Durumun ispat yükü sağlam olan tarafta olduğundan dolayı bu durum ona görev olarak verilmiştir. Akıl hastalığı ile ilgili boşanma davasının açılabilmesi için bu durumun evlilik devam ederken geçerli olması gerekiyor.

Akıl hastalığının, kişinin evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmesini engelleyip engellemediği, eşinin ve çocuklarının yaşam ve sağlığı hususunda tehlike arz edecek ve onları ciddi bir korku içinde yaşatacak durumda olup olmadığının da, mevcut yargılama kapsamında değerlendirilmesi gerekir. Ortak hayatın çekilmez hale gelmesi durumu, bu gerekçeyle boşanma davası açan eş tarafından yargılama kapsamında her türlü delille ispat edilebilir.

Kanunda belirtilen diğer boşanma sebeplerine dayanılarak dava açılması, ancak eşin temyiz kudretinin varlığı halinde mümkündür. Dolayısıyla akıl hastası olan eşin davranışları iradi olmadığı için, boşanma sebebi olarak değerlendirilemez. Buna göre; akıl hastası olan eşe karşı, Türk Medeni Kanunu’nun 166. Maddesinin 1. Fıkrasına uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsıldığından bahisle boşanma davası açılamaz. Akıl hastası olan kişi, yargılama sırasında veli ya da vasisi tarafından temsil edilir.

Boşanma davalarında gerekçe önemli bir konudur. Ancak gösterilecek gerekçeye göre davanın açılması mümkün olacaktır. Boşanmalar iki şekilde ele alınabilir. Bunlar çekişmeli boşanma davası ve anlaşmalı boşanma davasıdır. Eşlerden birisi akıl hastalığına tutulmuş ise bu durumda açılacak olan davada gerekçe bellidir. Bunun için izlenilecek olan yolun doğru adımlarla atılması gerekir. Bu sayede boşanma kararında sonuç daha kesin olarak verilmiş olacaktır. Boşanma insanların en son istedikleri bir şeydir ve boşanmada karar ise kişinin hayatının artık çekilmez hale gelmesidir. Dolayısıyla evliliğiniz artık sizin için çekilmez bir hal aldığını düşünüyorsanız o zaman sizde boşanma talebinde gerekçeli bir karar göstererek başvuruda bulunabilirsiniz.

Call Now Button