preloader
Ticari Davalarda Arabuluculuk Ne Demek? – AYTAÇ YAVUZ
18202
post-template-default,single,single-post,postid-18202,single-format-standard,eltd-core-1.0,audrey-ver-1.0,eltd-smooth-scroll,eltd-smooth-page-transitions,eltd-mimic-ajax,eltd-grid-1200,eltd-blog-installed,eltd-default-style,eltd-fade-push-text-right,eltd-header-standard,eltd-no-behavior,eltd-default-mobile-header,eltd-sticky-up-mobile-header,eltd-menu-item-first-level-bg-color,eltd-dropdown-default,eltd-,eltd-fullscreen-search eltd-search-fade,eltd-side-area-uncovered-from-content,wpb-js-composer js-comp-ver-5.2,vc_responsive
Ticari Davalarda Arabuluculuk

Ticari Davalarda Arabuluculuk Ne Demek?

Arabuluculuk

Türkiye her alanda hızla gelişmekte olan bir ülkedir. Sosyal ve ekonomik alanda yaşanan büyüme sosyal ve ekonomik alanda oluşan değişimlere neden olmaktadır. Hukuki ilişkiler de, yaşanan bu büyüme ve gelişmeye bağlı olarak hızla değişmektedir. Hukuki ilişkilerde yaşanan bu değişimler beraberinde bazı uyuşmazlıkları da getirmektedir. Bu uyuşmazlıklar çoğunlukla yargı mercilerine intikal etmektedir. Bütün hukuk sistemlerinin ortak amacı ise bu uyuşmazlıkları adaletli bir şekilde çözmek olmalıdır. Türkiye de bu konuda oluşan uyuşmazlıkları çözmek amacıyla kararlı adımlar atılmaktadır. Yargı sistemini daha verimli kullanabilmek için ülkemizde çalışmalar yapılmaktadır.

Dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi ülkemizde de uyuşmazlıklarda arabuluculuktan yararlanılabilecek sosyal ve ekonomik konular bulunmaktadır. İhtiyari olarak başlayan arabuluculuk ülkemizde artık ihtiyaç haline gelmiştir.

Ticari Davalarda Arabuluculuk İş Uyumazlıkları

İş uyuşmazlıklarında arabuluculuk konusunda elde edilen başarılar sonucunda bu konu daha kapsamlı bir şekilde ele alınarak ticari anlaşmazlıklarda arabuluculuk yöntemine başvurulmuştur.  Ticari uyuşmazlıklar ile ilgili olarak 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına ilişkin takibin başlatılması usulü hakkında kanunla Türk ticaret kanununa eklenen 5/A maddesine bağlı kalınarak ticari davalardan tazminat talepleri hakkında yaşanan anlaşmazlıklarda önce bir arabulucuya başvurulmuş olması şartı dava açma işlemlerinde şart olarak aranan bir madde olmuştur. Bireysel ve toplu iş sözleşmelerinde de işçi ve işveren alacağı ve tazminatlar konusu için dava açabilmek için öncelikle bir arabulucuya danışıp başvurmak dava şartı olmuştur.

Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde arabuluculuk, alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri arasında sıklıkla kullanılmaktadır. Fakat ülkemizde altı aydır uygulanmaya başlanmıştır. Arabuluculuk kavramını şu şekilde açıklamak doğru olacaktır.  Arabuluculuk, iki kişi arasında yaşanmış olan anlaşmazlığın arabuluculuk eğitimi alan tecrübe sahibi ve en önemlisi tarafsız ve bağımsız üçüncü bir şahıs tarafından çözülmesi işlemidir. Bu bağlamda arabulucu diye tanımlanacak olan kişi ,anlaşmazlık yaşayan iki kişiyi bir araya getirerek birbirleriyle anlaşmalarını sağlayan şahıstır. Arabulucu bu işi yaparken sistematik yöntemler kullanarak, görüşmeyi sağlayacak olan ve bunu yaparken tarafsız ve bağımsız olan kişidir. Arabuluculuk ülkemizde 2013 yılının kasım ayından itibaren uygulanmakta olan bir uygulamadır. Toplumsal yapımıza ve kültürümüze uygun olması sebebiyle kişilere çok fazla yarar sağlamış ve her geçen gün gelişen bir sistem olmuştur. Kişilerin mağduriyetlerini ortadan kaldırdığı gibi taraflar arasında barışın sağlanması hedeflenmiştir. Bu bağlamda kimsenin kaybetmediği aksine iki tarafı da kazandıran bir uygulama olmuştur. Ayrıca toplumsal yapımıza ve sosyal yaşama uygun olması yönüyle çok çabuk benimsen ilmiştir.

Ticari Uyuşmazlıklar

Ticari uyuşmazlıkların sıklıkla yaşandığı ülkemizde bu anlaşmazlığın en güzel çözüm yolu tarafların karşılıklı görüşüp anlaşarak uyuşmazlığı ortadan kaldırmalarıdır. Fakat bu durum özellikle günümüzde insanların hayatı çok gergin yaşaması ve birbirine olan tahammülsüzlüğü nedeniyle pek mümkün görünmemektedir. Yani kısacası bu şekilde bir anlaşmanın sağlanmasını beklemek çok iyimser bir yaklaşım olacaktır. Anlaşmazlık yaşayan bu iki şahısın kendiliğinden karşı karşıya gelip birbirlerine zarar vermeden anlaşma sağlaması psikolojik açıdan düşünüldüğünde çok zor olacaktır. Böylece uyuşmazlık ortadan kalkmak yerine daha da derinleşeceğinden dolayı arabuluculuk yöntemiyle bir araya gelmeleri daha doğru bir yöntem olacaktır.  Böylelikle anlaşmazlık yaşayan iki şahıs üçüncü bir kişi aracılığıyla bir araya gelerek aralarında yaşadıkları ticari uyuşmazlığı adaletli bir şekilde çözüme ulaştıracaklardır.  Ülkemizde yargı sisteminde yaşanan yoğunluk sebebiyle yargı yolunu kullanmadan alternatif yöntemlere başvurularak anlaşmazlıklarda çözüm sağlamaya çalışılması yerinde olacaktır. Arabuluculuk yöntemi ile bu uyuşmazlıklar tespit edilip çözüme kavuşturulduğunda yargının üzerindeki yük hafifletildiği gibi kişiler arasında barış da sağlanmış olacaktır.