preloader
Ticari Davalarda Arabuluculuk – AYTAÇ YAVUZ
18189
post-template-default,single,single-post,postid-18189,single-format-standard,eltd-core-1.0,audrey-ver-1.0,eltd-smooth-scroll,eltd-smooth-page-transitions,eltd-mimic-ajax,eltd-grid-1200,eltd-blog-installed,eltd-default-style,eltd-fade-push-text-right,eltd-header-standard,eltd-no-behavior,eltd-default-mobile-header,eltd-sticky-up-mobile-header,eltd-menu-item-first-level-bg-color,eltd-dropdown-default,eltd-,eltd-fullscreen-search eltd-search-fade,eltd-side-area-uncovered-from-content,wpb-js-composer js-comp-ver-5.2,vc_responsive
Ticari Davalarda Arabuluculuk

Ticari Davalarda Arabuluculuk

Ticari davalarda Kanunun 01.01.2019 tarihinden sonra açılan davaların tamamında Kanunun 20. maddesinde geçen açıklamaya göre alacak ve tazminatlara ilişkin arabuluculara başvurulması dava şartı olarak belirlenmiştir. Buna göre ticari davalarda izlenilecek olan yöntem şöyle olacaktır.

Davacı arabulucuya başvurduktan sonra arabulucu, üstlenmiş olduğu görevi en fazla 6 hafta içerisinde sonuçlandırmak zorundadır. Bu süre ancak zorunlu olunması halinde 2 hafta daha uzatılabilir. Arabulucunun olmadığı davalar ise şu şekilde belirlenmiştir.

“Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz” şeklindedir. Yani her iki taraf arasında bir tahkim anlaşması söz konusuysa bu durumda dava şartı yargılamamanın öncesinde arabulucuya gidilmesini gerektirmeyecektir.

Sigorta sektöründe ise önemli olan istisnai durum Sigorta tahkim davalarıdır. Burada açılacak olan bir tahkim davası önceden arabulucuya başvurmasını gerektirmez.

Kanunun 18/2A maddesinde ise söyle bir durum söz konusudur. “alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu” durumlar şeklinde bir ifade yer alır. Bu ifadeye göre taraflar farklı bir çözüm yoluna gitmesi halinde ticari dava bakından arabuluculuğun dava şartı olması da istisnadır.

Yukarıdaki durumu bir örnekle açıklayacak olursak. İki kişi arasında bir sözleşme yapılmış ve dava öncesinde taraflar uzlaşma şartlarını olduğu bir şart hükmü varsa, bu durumda zorunlu arabuluculuk zamanının aşımına neden olacaktır. Başvurmanın nasıl yorumlanacağı ise mahkeme tarafından belirlenecektir.

İlginizi Çekebilir: İstanbul KVKK Avukatı

Alacak ve Tazminat Talepleri Dışında Kalan Davalar

Çekişmesiz olan yargıya gidilen davaların öncesinde arabulucuya gidilmesi zorunluluğu yoktur. Ticari davalarda çekişmesiz olan yargı işlemleri ise şu şekildedir.

  • Ticari defterlerin zıyaı hâlinde belge verilmesi, acentenin müvekkili hesabına teslim aldığı malın Borçlar Kanununa göre satılması, anonim şirkette ayni sermaye konulması, tescilden itibaren iki yıl içinde sermayenin onda birini aşan tutarda işletme devralınması ve sermaye azaltılmasında bilirkişi raporu alınması ve mahkemenin izni, kıymetli evrakın iptali, eşya taşımada eşyanın hasar ve eksiğinin tespit edilmesi; teslim edilememesi hâlinde Borçlar Kanunu hükümlerine göre satılmasına karar verilmesi; gönderilen eşyanın mahkeme marifetiyle muayenesi talepleri.
  • Doğrudan iflas,
  • İflasın kaldırılması,
  • İflasın kapanmasına karar verilmesi,
  • Konkordato mühleti verilmesi ve komiserin atanması,
  • Konkordatonun tasdiki,
  • Sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılmasında projenin ilanı ve ara dönem denetçisinin atanması işleri.
  • Fiili veya hukuki durumun tespiti veya işlemin iptali olan davalar
  • Genel kurul kararının iptali,
  • Yönetim kurulu kararının butlanının tespiti ve haksız rekabetin men’i davaları

Ticari Davalarda ArabuluculukZorunlu Arabuluculuğun Tedbirlere Etkisi

Davalar öncesinde ya da yargılama esnasında tedbir talebi bir hukuki korumadır. Yani zorunlu arabulucuya başvurmadan önce ya da arabuluculuk sureci başladıktan sonra tedbir alınması için başvurulması hususunda herhangi bir sorun yoktur. Eğer tedbir kararı alınırsa bu durumda uygulanmasının talep edilmiş olduğu zamanda iki hafta içinde esas hakkında dava açılması zorunludur. Bunun dışında ihtiyati tedbir kendiliğinden kalkmış olur.

Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A (16) maddesiyle “[d]ava açılmadan önce ihtiyati tedbir kararı verilmesi hâlinde 6100 sayılı Kanunun 397 nci maddesinin birinci fıkrasında, ihtiyati haciz kararı verilmesi hâlinde ise 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dava açma süresi, arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar işlemez” hükmü getirilmiştir.

Arabuluculuk Ücretleri

Arabuluculuk için başvuruldu ve surecin sonuna gelindi. Bu sure sonunda herhangi bir uzlaşma sağlanamazsa bu durumda tarafların katılmamış olduğu göruşmeler için ya da 2 saatten az suren göruşmeler için iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır.